Mariah Carey – GTFO şarkı sözleri türkçe çeviri


How ’bout you?
Sen nasılsın?
How ’bout you?
Sen nasılsın?

You took my love for granted
Sevgimi kabul ettin
You left me lost and disenchanted
Beni kaybettin ve hayal kırıklığına uğrattın
Bulldoze my heart as if you planned it
Planladığınız gibi kalbimi yok ettim
My prince was so unjustly handsome
Prensim çok yakışıklıydı

Who was a knight in shining armor?
Parlayan zırhın şövalyesi kimdi?
I coulda sworn you loved me harder
Yemin edebilirim beni daha çok sevdi
Might as well down this Caymus bottle
Bu şarap şişesini de kullanabilirim
I ain’t the type to play the martyr
İnanç yüzünden öldürülen kişiyi çalan ben değilim.



How ’bout you get the fuck out?
Peki ya sen, çık dışarı
How ’bout you get the fuck out?
Peki ya sen, çık dışarı
Get the fuck out
Siktir git
(How ’bout you) take your tings and be on your merry way
(Peki ya sen) eşyalarını al ve yoluna devam et
Fly off with a wink, bye bye baby
Göz kırparak uçun, güle güle bebeğim
How about you scusami baby let me call your valet
Sana ne dersin, üzgünüm bebeğim veterinerimi aramama izin ver
(You just) take your tings and be on your merry way
(Sadece) eşyalarını al ve yoluna devam et

My friends all saw it in your eyes
Arkadaşlarımın hepsi gözlerinde gördü
They told me once, they told me twice
Bana bir kez söylediler, bana iki kez söylediler
I looked beyond all the signs
Tüm işaretlerin ötesine baktım
I guess fool’s love makes you blind, ay
Sanırım aptalın aşkı seni kör ediyor

Who was a knight in shining armor?
Parlak zırhlı şövalye kimdi?
(You, you, you)
(Sen sen Sen)
I coulda swore you loved me harder
Yemin edebilirim beni daha çok sevdi
(You, you, you)
(Sen sen Sen)
Might as well down this Caymus bottle
Bu şarap şişesini de kullanabilirim
(You, you, you)
(Sen sen Sen)
I ain’t the type to play the martyr
İnanç yüzünden öldürülen kişiyi çalan ben değilim.

How ’bout you get the fuck out? (how about)
Ne dersin, nasıl çıkalım?
How ’bout you get the fuck out?
Peki ya sen, çık dışarı
How about you get the fuck out?
Peki ya sen, çık dışarı
(How ’bout you) take your tings and be on your merry way
(Peki ya sen) eşyalarını al ve merhametli ol.
(How ’bout you) fly off with a wink, bye bye, baby
(Peki ya sen) bir göz kırpmayla uçarsın, güle güle bebeğim
(How ’bout you) scusami, let me call your valet
(Peki ya sen) Üzgünüm, veterinerini aramama izin ver
(How ’bout you) take your tings and be on your merry way
(Peki ya sen) eşyalarını al ve yoluna devam et
How ’bout you get the fuck out?
Peki ya sen, çık dışarı
(Fuck out, fuck out)
(dışarı çık, dışarı çık)

Don’t tell me these lies when you’re bluffing
Blöf yaparken bu yalanları söyleme
How ’bout you get the fuck out?
Peki ya sen, çık dışarı
Go stay at your friend’s house or something
Git arkadaşının evinde ya da başka bir şeyde kal
Don’t mean to be rude, but take your shit and leave
Kaba olmak istemiyorum, ama eşyalarını al ve git
(How ’bout you)
(Sen nasılsın)
Go stay at your friend’s house or something
Git arkadaşının evinde ya da başka bir şeyde kal
(How ’bout you)
(Sen nasılsın)
Go and stay with your homeboy, he was talking to
Git ve oğlunun yanında kal, onunla konuşuyordu.
(How ’bout you)
(Sen nasılsın)
I ain’t tryna be rude, but you’re lucky
Kaba olmaya çalışmıyorum ama şanslısın
(How ’bout you)
(Sen nasılsın)
I kicked your ass out last weekend
Geçen hafta sonu kıçını tekmeledim.

(How ’bout you) take your things and be on your merry way
(Peki ya sen) eşyalarını al ve yoluna devam et
(How ’bout you) fly off with a wink
(Nasıl olurda) göz kırparak uçar
Bye bye, baby
Güle güle bebeğim

Close