Taylor Swift – Death By A Thousand Cuts şarkı sözleri türkçe çeviri


My, my, my, my
Benim, benim, benim, benim
My, my, my, my
Benim, benim, benim, benim
My, my, my, my
Benim, benim, benim, benim
My, my, my, my
Benim, benim, benim, benim
My, my, my, my
Benim, benim, benim, benim
My, my, my, my
Benim, benim, benim, benim
My, my, my, my
Benim, benim, benim, benim
My, my, my, my
Benim, benim, benim, benim

Saying goodbye is death by a thousand cuts
Hoşçakal demek binlerce kesilmiş ölüm gibidir.
Flashbacks waking me up
Flashback beni uyandırıyor
I get drunk, but it’s not enough
Sarhoş oldum ama bu yeterli değil
’Cause the morning comes and you’re not my baby
çünkü sabah geliyor ve sen benim bebeğim değilsin
I look through the windows of this love
Bu aşkın penceresinden bakıyorum
Even though we boarded them up
Onlara binmemize rağmen
Chandelier still flickering here
Avize hala burada titriyor
‘Cause I can’t pretend it’s okay when it’s not
çünkü olmadığında sorun yokmuş gibi yapamam
It’s death by a thousand cuts
Binlerce kesintiyle ölüm

I dress to kill my time, I take the long way home
Zamanımı öldürmek için giyiniyorum, eve çok yol kat ediyorum
I ask the traffic lights if it’ll be alright
Trafik ışıklarına sorun olmaz mı diye soruyorum
They say, “I don’t know”
“Bilmiyorum” diyorlar
And what once was ours is no one’s now
Ve bir zamanlar bizim olan şimdi kimse değil
I see you everywhere, the only thing we share
Seni heryerde görüyorum, paylaştığımız tek şey
Is this small town
Bu küçük kasaba mı
You said it was a great love, one for the ages
Harika bir aşk dedin
But if the story’s over, why am I still writing pages?
Öyleyse hikaye bittiyse neden hala sayfa yazıyorum?



Saying goodbye is death by a thousand cuts
Hoşçakal demek binlerce kesilmiş ölüm gibidir.
Flashbacks waking me up
Flashback beni uyandırıyor
I get drunk, but it’s not enough
Sarhoş oldum ama bu yeterli değil
’Cause the morning comes and you’re not my baby
çünkü sabah geliyor ve sen benim bebeğim değilsin
I look through the windows of this love
Bu aşkın penceresinden bakıyorum
Even though we boarded them up
Onlara binmemize rağmen
Chandelier still flickering here
Avize hala burada titriyor
’Cause I can’t pretend it’s okay when it’s not
çünkü olmadığında sorun yokmuş gibi yapamam
It’s death by a thousand cuts
Binlerce kesintiyle ölüm

My heart, my hips, my body, my love
Kalbim, kalçalarım, vücudum, aşkım
Tryna find a part of me that you didn’t touch
dokunmadığım bir parçamı bulmaya çalışıyorum
Gave up on me like I was a bad dr*g
Kötü bir şeymişim gibi üzerime geldim
Now I’m searching for signs in a haunted club
Şimdi perili bir kulüpte işaretler arıyorum
Our songs, our films, united, we stand
Şarkılarımız, filmlerimiz, birleşmiş, duruyoruz
Our country, guess it was a lawless land
Ülkemiz, sanırım kanunsuz bir yerdi
Why are my fears at the touch of your hands?
Neden korkularım ellerinize dokunuyor?
Paper cut stains from my paper-thin plans
İnce planlarımdan kağıt kesiği lekeleri
My time, my wine, my spirit, my trust
Zamanım, şarabım, ruhum, güvenim
Tryna find a part of me you didn’t take up
benim bir parçamı bulmaya çalışıyorum
Gave you so much, but it wasn’t enough
Sana çok verdim ama yetmedi
But I’ll be alright, it’s just a thousand cuts
Ama iyi olacağım, bu sadece bin kesi

I get drunk, but it’s not enough
Sarhoş oldum ama bu yeterli değil
‘Cause you’re not my baby
çünkü sen benim bebeğim değilsin
I look through the windows of this love
Bu aşkın penceresinden bakıyorum
Even though we boarded them up
Onlara binmemize rağmen
Chandelier still flickering here
Avize hala burada titriyor
‘Cause I can’t pretend it’s okay when it’s not
çünkü olmadığında sorun yokmuş gibi yapamam
No, it’s not
Hayır değil
It’s death by a thousand cuts (You didn’t touch)
Binlerce kesintiyle ölüm (dokunmadın)

Tryna find a part of me that you didn’t touch
dokunmadığım bir parçamı bulmaya çalışıyorum
My body, my love, my trust (It’s death by a thousand cuts)
Vücudum, aşkım, güvenim (Binlerce ölüm ile ölüm)
But it wasn’t enough, it wasn’t enough, no, no
Ama yeterli değildi, yeterli değildi, hayır, hayır

I take the long way home
Eve çok yol kat ediyorum
I ask the traffic lights if it’ll be alright
Trafik ışıklarına sorun olur mu diye soruyorum
They say, “I don’t know”
“Bilmiyorum” diyorlar

Close